11-09-2008
|
#1 (permalink)
|
Çevrimdışı
Üye No: 8722
Teşekkür Sayısı: 1,721
823 Mesajına 1,517 Tane Teşekkür Aldı
|
"Büyüdükçe Tüm Oyunlardan Uzaklaşıyorum."
Yaşamak...
Ya da şöyle söyleyeyim; yaşadığını sanmak..
Ve farkında olmadan, daha doğmadan ölmek...
İşte çektiğin acıların sana yutturduğu yalanlar.
Her acıda yüreğinden ufacık, minicik parçalar kopuyor.
Tabii sen farkında değilsin.
Zamanla yok oluyor yüreğin.
Kalpsiz birinin
gözü
, ağzı,
burnu
olması bir işe yaramaz unutma. Duyguların yol oluyor. Nefret etiiğini sanıyorsun.
Ama şunu bil! Nefret de bir duygudur. Aynı zebanilerin de emlek olması gibi.
Acı verir ama hâlâ yaşadığının habercisidir. Sen ölmek istersin belki, ama yapamazsın da..
Geride birşeylerin kalacağını bilirsin çünkü. Onların yalnızca sana ait olmasını istersin.
Onlar her ne kadar senden kaçsa da.."Büyüdükçe tüm oyunlardan uzaklaşıyorum." dersin ama kovalamacadan vazgeçemediğin apaçık ortadadır.
Ve ebe hep sen olursun, çünkü kaçanları asla yaakalayamazsın. Yalnızca girşi olan biir labirentte bo oyunu oynamak daha da zordur, hele bir de sen girer girmez kapı kapanırsa, hele bir de aradığın dışardaysa..
İşte zindan budur.
Girersin, ölümün mahkumu olursun.
Nihayet istediğin olur, kısa bir zaman içinde göçüp gidersin, ÖLÜRSÜN!....................

alıntı
__________________
|
|
|
|