11-09-2008
|
#1 (permalink)
|
Çevrimdışı
Üye No: 8722
Teşekkür Sayısı: 1,721
823 Mesajına 1,517 Tane Teşekkür Aldı
|
(Yine)...Senli Bir Günüm

Gözlerimi açıyorum...Güne, kendisini seyerederek başladığım yatağımın yanındaki duvarda senin hayalin...
Gülümsüyorsun,
ben de gülümsüyorum sana ve kalkıyorum yataktan.
Şu sersemliği üzerimden atayım."
deyip banyoya giriyorum. Musluğu açıp, buz gibi suyu defalarca yüzüme çarpıyorum.
Sonra kafamı kaldırıyorum; aynada sen! Yine gülümsüyorsun. Şaşkın şaşkın oturma odasına geçiyorum. Televizyonu açıyorum. Elimde kumanda, gözlerim televizyonda, kalbim senin yanında, aklım karmakarışık, geziyorum kanallarda.
Zevk vermiyor görüntüler, gözlerim seni arıyor. Mutfağa geçiyorum, kahvaltı yapıyorum.
Bir bardak çay da senin için her zaman hazır masamda. Gelip içmeni bekliyorum, ama nafile..Sen hiç gelmiyorsun.
Arasıra soğudu diye değiştiriyorum çayını. Anla işte,
umrumdasın, hep aklımdasın.
Kahvaltıdan sonra bulaşıktı derken herşey bitiyor, ben dolaşmaya çıkıyorum. Hayalin yine yanımda bitiveriyor. Sen yoksun, evet, ama hayalin beni hiç yalnız bırakmıyor.
Elimi tutuyorsun, öylece dolaşıyoruz. Bizim evin yakınındaki çay bahçesine götürüyorum seni. 
Ben sevmem şatafatlı yerleri, mütevazı olacak. Aynı bu çay bahçesi gibi. İki çay ısmarlıyorum.Seninle beraber en çok sımsıcak çay içmeyi seviyorum ince belli bardakta.
Sen yine çayını soğutup beni gerçek dünyaya döndürüyorsun. Somurtuyorum yine.
Sensiz günler geçmek bilmiyor. Ayları eritip, elimde sensiz geçeceğini bildiğim haftalarla ben, sana geliyorum. Akreple, yelkovanla yarışıyorum. Hep sana koşuyorum..Sonra yine gerçek..Zaman yalnızca sensizken yavaş, onun dışında hep su gibi akıp gidiyor.
Eve dönüyorum,
beş karış suratla.en anahtarı cebimden çıkarmadan sen kapıyı açıp "hoşgeldin" diyorsun. Atlayıveriyorum boynuna. Sonra yine gerçek hayata dönüp anahtarımı aramaya devam ediyorum.
Nihayetinde bulup kapıyı açıyorum, içeri giriyorum. "Bu kadar yeter" deyip azarlıyorum kendimi. "Şimdi soğuk bir duş alıp hayata tekrar başlayacaksın" diyorum ve duş alıyorum.
Ama hayat yürümüyor işte 'demek'le.
Devam etmek için bu tren, benim "Yürü!" dememi değil, gözlerimin gözlerinle;
kalbimin kalbinle buluşmasını bekliyor. İşte o zaman hayata yeşil ışık yanıyor, hayat kaldığı yerden devam ediyor.
"Az kaldı.." diyorum,
"Sabret.."... Dayanmalısın.
"Ona yakın olduğun zamanların değerini, en iyi ondan uzakken anlarsın." diyorum kendime. Aslında azimliyim ben alışmak için sensizliğe.
Ama gel gör ki, dedikleri gibi, gönül ferman dinlemiyor. Yine özlüyor, hep özlüyor.
Şimdi ben mürekkebime seni anlattırıyorum ya, en acısı da ne biliyor musun?
Ben seni düşünüyorum; senin düşüncen meçhul! Ben seni özlüyorum; sen meçhul!
Hayalin burda, sen çok uzakta. Belki uzakta ama aslında çok yakında. Bak tam şurda, kalbimin ortasında. Görüyor musun? Seni özlüyorum işte, anla.
Dualarımda sen varsın daima.
Ve hep sen olacaksın, karşılık bulana kadar bu sevda...

alıntı
__________________
|
|
|
|